27 Mayıs 2009 Çarşamba

Pamfilya yorgunuyum, ben neyin kurbanıyım?

Zaten yol yorgunuyum. Zeplinle gelmiş dahi olsak, Mü'temer çok yorucu geçti. Nihai zevcemin şikayetleri bir yandan, sabah bir şeyler taam edelim, biraz hasb-i hal,musahabat edelim deyu vasıl olduğumuz tesliflerde yapılan celseler, tertib komitesinde beraber bulunduk deyu orada bulunan mugber (küskün)Dikiş Tutmaz! Zaten belim ağrıyor!

"Tertip komitesindeymişiz amma pek bir işe karışmamışız!" Ne çok çekemeyenim var görüyormusun azizim. Burada da bir dedikodu çıkarmışlar ardımdan. Yahu bilmez misiniz, meşhur meseli: "Adımı güveç koy, amma beni ateşe koyma!"
Bu mesel bendenizin ve dahi benim gibilerin şiarıdır. Bakınız etrafıma, bütün Muavinler, Danişmendler, Havariler, cümle aşir-i avan hepisi aynı:
"Adım Hıdır, halim budur!"

Hep bir araya geliriz. Yeriz, içeriz, parasını ödeyen KERİZ! Güleriz, eğleniriz, keyfimize bakarız. Bazen düşünceler üşüşür bir şarkı terennüm ederken, yahut ufka dalmış bakarken. Düşün Düşün toplantılar yaparız. Adımızı güveç olarak koysak da, kendimizi ateşe atmayız!

Döndüm geldim ki, sabah afyonum henüz patlamamış, saat henüz öğle namazını iki saatten biraz fazla geçmiş bir e-posta güvercini kondu masama. Üzerindeki parşömeni aldım, baktım ki yeni atamış olduğum Hınçal Kalfa'nın adını değiştirip idare-i maslahat, işte budur iktisat yaptığı mektebde düzenlenecek bir toplantı: TEPİK!
Serlevha: Mahalli İdareler İntihabatının TEPİK değerlendirilmesi
Taaccüb ettim! Ettim!

Biz bu değerlendirmeyi teferruatıyla yapmış idik efendim. İnanmayan gidip baksın:
http://mametgunluk.blogspot.com/2009_03_01_archive.html

Bu ne lüzumsuz bir iştir, biiir.
Dikiş Tutmaz var!
Konseyİz Genal var!
Kâmil Kocasaç var!
Yasıb Eduz Şeyzanuk var!
Balotaj Mamet yok!
ikiii...

Buradan da bana bir TEPİK! Bunu da rüc'u etmem lazım. Karnabaar'la Hasbe ne icab ettirir deyu konuşurken, doğru bir söz etti: " Zat-ı şahanelerinin de bildiği gibi, Dikiş Tutmaz biraderimiz, laf-ı güzafa pek düşkündür. Sohbeti tatlıdır, belâgatı güçlüdür. İkna' kaabiliyeti de vardır. Velhasılı, ateşe koymadıkça tam bir güveçtir. Her yerde onun ismine raslamak zat-ı alinize rahatsızlık vermesin. Zaten tümleşik cephe dediğiniz yirmi otuz kişilik bir nüve, çoğunun niteliği de güve!"

Neyse bu günü böyle geçtik. Ertesi günü henüz tan ağarmadan bir posta güvercini cama gelip guruldamaya başlamasın mı?
Gene neler oluyor yahu, deyu fırladım. Baktım Mahdum-u Astar'dan ucu yanık bir istirhamname:
"Zat-ı şahaneleri,
Hani tababet okulumuzun şifahanesine kooperatif işletmeleri Ulü-l emrine tayin eylediğiniz bir zat vardı.
Hani zat-ı aliniz şifahane başbaşı olarak görev yaptığınızda kooperatif işletmelerinde olan,
Hani basınımızın necip temsilcileri "neden bu kişileri görevden aldınız diye sorduğunda "Bir arkadaşımızı zaten Alıcı'lar görevden almış idi. Kendisine iade-i itibarda bulunduk! dediğiniz kişi.
Hani, Hükümranlığımıza pek yaraşır bulmuş idik!
Bu sabah geniş bir operasyona konu olmuş kendisi."


Yine bir kadı hikayesi. Anlaşıldı vehbinin kerrakesi! Ucu bana dokunur mu aceba? deyu tırsmış olmalı bizim oğlan. Benim tebaama nasıl ele uzattılar anlamadım. Taaccüb ettim!

Yorgunluktan tekrar uyuyakalmış olmalıyım. Kötü düşlerle boğuştum. Rüyamda belim ağrılı ağrılı, tebaabet mektebindeki toplantıdayım. Salon epey kalabalık. Giriyorum ki, herkes ayağa fırlıyor. Hep bir ağızdan bir şarkı terennüm etmeye başlıyorlar. Pek neş'e içindeler. Lakin şarkıda ne söylediklerini bir türlü anlayamıyorum. Baskın, bastın gibi bir şeyler söyleniyor sanki. Yanımda Karnabaar bey, ona eğiliyorum. Ne diyorlar, neye basmışız diye soruyorum.

Derken nihai zevcem sarsaladı. "Kalk Mamedim. Çok terledin" deyu. Harab bitab uyandım. Yüzüme su serptim. Kendime gelince, düşümü anlattım. "Şöyle bir şarkı mı?" diye mırıldandı. Nasıl da bildi, taaccüb ettim!



YouTube: Emel Müftüoğlu - FAKA BASTIN & Zerrin Özer-OLAY OLAY video klip NOSTALJI show tv

Günlükte adı geçen kişi ve olaylar tamamen hayal ürünü olup, gerçek kişi ve kurumlarla benzerliği sadece tesadüften ibarettir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder