25 Mayıs 2009 Pazartesi

Pamfilya'dan son mektub

Muhterem kardeşim,

Tis'a (Dokuz) yevmiyelik filimsel toplantımızı ikmal edip, Tis'a Hazan mektebindeki başmuaallimlik görevimize ric'at ettik, hamdolsun. Aman bu filimsel Mü'temer beni ziyadesiyle bitab düşürdü.

Daha önce bahsetmiş idim, gitmesem olmaz idi. Zira Mü'temerin tertip komitesinde EN BİRİNCİ isim kim dersin? Tabiî ben!

Tis'a Hazan mektebi baş muallimi; de-dektör; Em'â, Kıtbe ve Kulunç uzman tabibi Mamet Hüzün olacak elbet tertib komitesi başkanı.
Velhasılı gitmek zaruri idi. Gittik de. Hiç değilse Bahr-i Sefid akşamlarının afitab batışına nazar eyledik.

Bu tür Mü'temer'de en keyifli kısm sabah Teslifidir*, bilirsin. Lakin tertip komitesi benden habersiz Teslifleri de celse haline getirmemiş mi?
Celse-i Teslifiye!
*Teslif= Kahvaltı

Zaten mahmurlukla kalkılıyor yataktan, ser'de biraz akşamdan kalma hali, bir yandan belim ağrıyor. Şöyle bir şeyler yiyelim, keyifli bir hal alalım deyu gidiyorum Teslife. Amman o da ne! Resimler, alet edavat. Biri çıkmış anlatıyor spektrum. Hadii! Bu düzenlemeyi General Secretariat görevinden ayrıldı deyu, Dikiş Tutmaz'ın yapmış olması muhtemel! En sakallı haliyle ortalarda geziyor. Ara sıra biraz nazar ediyor. Son zevcem de, tertip komitesinde adını, akşam taam ederken suretini göreli beri "Evde Karnabaar, bak burada ne var?" deyu dır dır ediyor. Zaten belim ağrıyor!

Yokluğumda mekteb epey karışmış! Dikiş Tutmaz ayrılalıberi talebe takımını zaptetmek epey güçleşti zaten. Varken Dikiş Tutmaz'ı zapt eylemek zor, yokluğunda talebeyi. Müşkül bir dilemma, velhasıl. Muallim mektebinin bahçesinde bir takım karışıklıklar olmuş. Zıt fikre sahip talebeler arbede çıkarmışlar. Hiç biri galebe çalamayınca, Karnabaar Çubuk Kuvvetleri çağırmış mektebe. Sonunda Çubuk Kuvvet kazanmış!

Günlükte adı geçen kişi ve olaylar tamamen hayal ürünü olup, gerçek kişi ve kurumlarla benzerliği sadece tesadüften ibarettir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder