
İlk yazılarımızdan hatırlayacaksınız; Mamet'in günlüğü artık ölü olduğu sanılan bir dilden, büyük güçlüklerle, kalabalık bir uzman gurubu tarafından günümüze aktarılmaktadır. Bu nedenle, uzman gurubumuzun önemli bir kısmı, görüşmenin gerçek, konuşmaların orijinal olduğu savındadır. Bu düşüncede olan uzmanlarımızın görüşü: ibret verici özellikleri olan görüşmenin sözlü edebiyat (hikayeler, masallar) aracılığıyla nesilden nesile aktarılmış, nihayetinde Kurtlar vadisi dizisinde de dizisinde de kullanılmış olabilir şeklindedir.
Bir gurup uzmanımız ise, Mamet'in çevresinin HİN insanlar olarak olarak tanımladığını, bu kelimenin daha sonra "Hyena" (SIRTLAN) biçimine dönüştüğünü ileri sürmektedir. Bu uzmanlarımız, bu etimolojik açıklama nedeniyle Mamet ve çevresinin Kurt olarak adlandırılmasının pek mümkün olmadığı görüşündedir. Sırtlan ve kurt davranışları arasındaki temel farklar dikkate alındığında bu görüşün de kendi içinde tutarlı olduğu görülecektir.Bu tartışmalara bağlı olarak, yayın kurulumuz görüşmeyi yayınlamayı uygun bulmuştur. Tarafsızlık adına, okurlarımızın kişisel kararlarını vermelerine yardımcı olabilmek amacıyla, büyük fedakarlıklarla elde ettiğimiz Kurtlar vadisi dizisinin ilgili bölümünü yayınlamayı da günlük etiğine uygun bulduk.
Kurtlukta düşeni yemek kanundur. (Cayote atasözü)
Mahdum-u Astar (MA): Senin derdin ne kızanım? Neden huysuzluk ediyorsun?
Dikiş Tutmaz (DT): Ben Ashâb-üş-şimâl fikrindeyim, sense Ferdî teşebbüs fikrindesin. Lakin bu kadar ferdiyetçilik benim geleneklerime ihanet!
MA: Ne geleneği yahu? Senin geleneğinde kesici tebabet kısmından bıçak ashabını, koskoca tabib başını terkedip, başkalarının yanına gitmek midir Ashâb-üş-şimâlcilik?
DT: Ne murafakat amma? Sen beni müdemmag bir ibiş mi zannettin? Aynı maiyyette bulunuyoruz deyu, bir de hulalet içindeyiz mi sanmalıyım? Bulduğun her fırsatta benim düşünceme müyemayil olanları kör bıçaklarla kesen bir müfteris olduğunu bilmez miyim? Şu yanına maiyyetine dahil ettiğin ensara bak! Makas-el Baytar çiftlikte at tımar ederken, biz insan tımar ediyorduk! Kulağıma garip sözler fısıldanıyor. Sanki takip ediliyoruz gibi geliyor. İddetim tam on gündür. Biraz hava değişimine ayrılıyorum. Dönüşte makamımda görüşürüz!
Sonrası mâlum. O makama bir daha hiç dönemedi, Dikiş Tutmaz!
Ayrılışını bir geri çekilme, bir taktik olarak görenler var. Biraz kendini unutturup, Tababet mektebine başöğretmen olmak için çıkar da diyorlar.
Bağlantıları sayesinde kuşlar kulağına bir şeyler fısıldamış, ofsayta düşmesin diye uyarmıştır diyenler var.
Politik rengi nedeniyle çevresiyle anlaşamamış, soğukkanlılığını koruyamayıp rengini değiştirememiştir de denilmekte.
Çok yorulmuş yavrucak. Üstelik Dikiş nakış işlerini özlemiş, onu da özlemişler denilmekte.
Che Guevara tarzı bir gerilla taktiği olarak geri çekilmiştir. Daha büyük bir güçle geri dönecektir diyen de var.
Gerçekler hikayelere, hikayeler masallara, masallar efsanelere dönüşüp duruyor işte!
Kurtlar Vadisi: Baron - Hüsrev -Kılıç görüşmesi video (Youtube)
Günlükte adı geçen kişi ve olaylar tamamen hayal ürünü olup, gerçek kişi ve kurumlarla benzerliği sadece tesadüften ibarettir.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder