Meger ki oturup namelerime devam edecek idim. Lakin Ancyra'dan gelen ulakların dedikleri sahi imiş. Havali-i idare kadıları da tenafürümüzü red edmiş. Rakibem -hani beni kadıya şikayet eden- hayyehele güvercinle tebligatı göndermiş. Tümleşik cephenin neferlerini bahçeye gönderip teneke çaldırıyorum ki güvercinler ürküp gitsin! Lakin bir türlü gitmiyorlar, kanat çırpıp duruyorlar. Taaccüb ettim!

Eyyam-ı Bahur'un son günü, de-dektörlüğümün ilk gününe tekabül ettiydi. Sabah olanları yazdıydım zaten. O teleşalı günde, makamda matbuattan zevatı da kabul ettim. Nifak sokucular kafalarını karıştırmış, "atamayı nasıl kabul ettiniz?" deyu sordular.
"Nasıl kabul edeceğim yahu, göbek atarak!" dememle, tümleşik cepheyi birden bir öksürük krizi tutmasın mı! Yahu aynı anda nasıl gıcık tuttu bunları? Bakıyorum etrafa Karnabaar, Timur-lenk, Dikiş Tutmaz, Mahdum-u satırcı, Makas-el Baytar, Baskıcı Üso, İsligenç artık zâtülcenb mi olmuşlar nedense öksürükten öleyazlar! Koşun su getirin diyorum, öksürük makamı değişiyor, sesleri yükseliyor. Öbür yana dönüyorum, ağzımı açmamla bir öksürük daha kopuyor. Velhasılı azizim, cümle Muavin, Danişmend, Havari cüşre, nahnaha ve dahi hükâ' içinde. Huzursuz ruhlar fırtınası!
Bu debdebe içinde bizim parule oğlan mırıl mırıl konuştu benimle. Anlaşıldı mesele.
Dedim ki: "Değerli matbuat mensubları. Biliyorsunuz ki ben bu seçimin birincisiyim yahu! Aldığım oyların oranı % 15 deyu itirazlar olabilir. Amma, enbirinci olan rakibem de neredeyse oyların yarısını aldı. Şimdi size bir kaç şey söyleyeceğim. Amma, ondan önce şunu söylemeliyim. Yani insaf ediniz. Şimdi sizler de karşınızda görüyorsunuz ekibimizi. Aslan gibiyiz. Ama, % 48 oy da çok canım. Kim verecek bana o kadar rey! Sonra bir de bizlere teveccüh gösteren 181 kişiye ek olarakdan, tek tek basarakdan bade süzerekden Tüyübitmez beğden devrolan rey daha var tam tamına 164 adet rey. Toplayın bakalım ne ediyor?" dedim.
- Ne ediyor?
Ne bileyim canım ne ediyor. Hesabım zayıftır diye pederim dükkana sokmazdı beni. Kuvvetli olsaydı burada mı olurdum? Hesabımın zayıf olduğuna zevcelerim de inanmadı ki hiç. Hep sorarlardı, "Mamet bu kaçıncı hata!" diye. Hiç bilemedim ki kaçıncı!
Böyle düşünürken, biri toplamış 385 rey ediyor dedi. Hah, az mı? değerli matbuat!
- Mamet bey, halen arada sizin aldığınız kadar rey farkı bulunmakta. Sizin aldığınız reyin üç katından fazlasını aldığı halde atanmayan bir aday bulunurken, bu atamayı nasıl hazmediyorsunuz? Sizce bu atamayı kabul etmeniz ahlaka mugayir değil mi?
Sayın matbuat! Siz Kocabaşbaş'ın takdir yetkisini mi istintak ediyorsunuz? demek istedim. amma dedim ki, Dikiş Tutmaz'ın uzattığı kağıttan işaretli yerleri okuyarak:
Bu süreçte, mektebimizin gerçek birlik ve beraberliğini oluşturmanın ve kalıcı huzur ortamı yaratmanın hepimizin ortak gayesi olduğunu gördüm.
Ülkemizin bu koşulları altında, değerlerini güçlendiremeyen, hedeflerini ortaya koyamayan, planlayamayan mektebler, özerklik ve özgürlüğünü korumakta zorlanacaktır. Sevgi ve saygıya dayalı yaşam kültürünün sona erip, korku ve dehşet tarzının mektebimize hakim olması için göreve gelmiş bulunuyoruz. İdarecilerimiz işte bu odadan çıkacaklar. Bu gün Punto'da merkezde, yarın bütün diğer mekteblerde idareci olacağız. Yayılacağız, nüfuz edeceğiz, eyyamcıları toplayacağız. Göreceksiniz ki devr-i iktidarımızda bize güzellik eden herkesi memnun edeceğiz. Buyrun hep birlikte yemeğe gidelim. Tabii ki bütün hesaplar benden, yani mektebin kesesinden. Buyrun gidelim, Kordelya'da keyf edelim. Yiyelim, içelim, para vermeyelim!
Siz de yürüyün aslanlar!

Günlükte adı geçen kişi ve olaylar tamamen hayal ürünü olup, gerçek kişi ve kurumlarla benzerliği sadece tesadüften ibarettir.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder