
Aziz biraderim,
Bizim minyatürlerden pek farklı fikrinde olduğum sanatkar Selçuk Erdem'in bir eserini daha gönderiyorum sana. Dördüncü baba uygun olsun demiş idim, bunu bulmuşlar!
Bu zat-ı muhterem buralarda pek görülmeyen bir kuş ismi taşıyan bir neşriyatta minyatürlerini neşretmekde. Penguen namı ile ma'ruf bu neşriyatı pek Udhukeperdâz bulanlar var. Mesela bizim kesici tabbiblerden Şeffaf-ı Hakan pek sever bu neşriyatı. Fikrimi soracak olursan, benimçün anlaşılması oldukça müşkül şakalar ihtiva eden bir neşriyat!
Udhukeperdâz: komik, güldürücü
Şaka: Meşakkatli ve güç
Bizim Parule oğlanın neyi kabul ettiğini daha anlayamamış idim. Birden "Hadiiiin makamaaa" deyu şematetkârane bir haykırışla kalabalığın akışına kapılıp topluca odaya doluştuk. Hepsi ciddi ifadeli, koyu renk takım elbiseli, gömlekli, kravatlı, koyu renk gözlüklü otuz kadar herifi karşılarında görünce içerideki hatun kişiler birden bir çığlık kopardılar! Aman, duyan da etlerini lime lime ediyorlar sanacaklar.
Şematetkârane: arsızca, gürültüyle bağırmak
Derken özel muhafuz bölüğüm içeri dalmasın mı? Bir karıştı ortalık. Hemmen atıldım, önce muhafuzları bir kenara otutttum. Döndüm bizim zevata, şöööyle bir yan baktım!

Döndüm hatunlara, dedim "Nedir sizi korkutan?" Sonra durum anlaşıldı. Bizleri böyle bir örnek, koyu lacivert renklerle, itiş kakış makma doğru hamle ederken görünce mafya mektebi bastı zannetmişler. Ortam yumuşasın deyu, Kurtlar Vadisi benzeri oldu latifesi edildi. Biri de sayın De-dektörümüz Mamet, Memati mi oluyor yani? demez mi?
Taaccüb ettim!
Geçtim makama oturdum. Karşıya bakınca pek keyifli geldi. Arkama yaslandım, "De-dektör Memati" deyu fısıldadım. "Oğlum Mamet" dedim. Etrafında sırf erkek. Hızlı öğreniyorsun.
"Eee, kurtlarla yaşayan, ulumayı öğrenir!"
Günlükte adı geçen kişi ve olaylar tamamen hayal ürünü olup, gerçek kişi ve kurumlarla benzerliği sadece tesadüften ibarettir.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder