4 Ağustos 2009 Salı

Eyyam-ı Bahur'a ulaştık, şükürler olsun!

Eyyam-ı Bahur veyahut da (ayrı yazıyorum görüyorsunuz) memleketim Thyateria'da dendiği gibi Eyyam Buhur dönemi benim için çok mühüm biliyorsunuz. Böyle bir havada beklemiş idim başmuallimliği. Böyle havalarda Ancyra senin, zeplin benim; Yücebaşbaş senin, Başbaşım benim; Baştababet senin, Başmuallimlik benim; o ihale senin, bu ihale benim... deyu koşuşturmaktan harab ve bitab düşmük idik... Cengaver ruhlu huzursuz ruhlar kumpanyasının ve dahi Tüysüz beğ ekibinin takdir-i şayan çabaları; memleketimin havası, suyu ve hangi parti mensubu olduğundan bihaber olduğum akrabalarımın gayretleri; Teşkilât-ı esâsiye Hey'etinin Muadele ve İnkişaf fırkası (MİF) hakkındaki hükmünün erkenden ilanı gibi güzel tesadüflerin bir araya gelmesi neticesi ne güzel mutlu sona ulaşmış idik.

Thyateria: Amazonların kurduğu kent-Akhisar
Teşkilât-ı esâsiye: Anayasa
Muadele: 1-Müsâvilik, eşitlik. 2-Karşılıklı anlayış.
3- Adâlet. 4- Mc: Anlaşılmaz iş. Muammâ.
İnkişaf: 1-Açılma. Meydana çıkma.2-Yetişme.3-Terakki etme, ilerleme. 4-Gizli sırların bilinmesi.

Her şey ne güzel başlamış idi. Hatırlarsan sana bu hikayelerin bir kısmını tefrika halinde anlatmış idim.
Ekibimizi kurduk, aslan gibiyiz! 03.06.2009
Sergüzeşt devam ediyor - İlk gün 04.06.2009
Sergüzeşt devam ediyor - İkinci Bab 05.06.2009
Sergüzeşt devam ediyor - Üçüncü Bab 08.06.2009
Sergüzeşt devam ediyor - Dördüncü Bab 09.06.2009
Sergüzeşt devam ediyor - Beşinci Bab 10.06.2009
Üf'ulede ikinci gün 10.06.2009

Sonra mektebi geliştirmek için yapmış olduğumuz beş aşamalı planı uygulamaya koyacağ idik:
1- Eyyam Buhur ayları, gevşer gönül yayları
2- Alıcı kuşlar gibi, başımın üstünde dönüp durmayın
3- Çapkınım hovardayım 24 ayardayım, her gece bir bardayım
4- Çalsın sazlar, oynasın kızlar
5-Bu gece barda, Yarın da barda,
Bundan böyle, Her gece barda, Hayda hayda gül hayda...


Sana ilk ve ikinci günümün hikayesini anlatmış idim.
http://mametgunluk.blogspot.com/2009/06/ufulede-ikinci-gun.html

Lakin unuttuğum bir şey var. Bu günler veçhesinde, çiçeğini kapan tebrik için kapıya dayanmaya başladı. Meğer, bizim kumpanya dışında da bana oy verenler varmış azizim. İnanamadım! Fekat, çiçekleri ne yapayım? Derhal bir e-tebliğ yayınladım dedim ki:




Değerli Çalışma Arkadaşlarım,

Mektebimiz Başmuallimliği’ne atanmam nedeniyle çiçek gönderilmesi yerine, Mekteb Vakfı’na bağışta bulunulmasını istirham eder, hasassiyetinize şeker-güzâr olurum.
Mamet'iniz
( MEVAK’a -Mektebin Vakfı- ait hesaba bağışta bulunanların adlarını yazdırıp, künyelerini belirtmeleri istirham olunur)






Tabii bu arada bir sürü de atama yaptım. en çok bu işi sevdim. Mahdu-u Astar'ı vekaleten baştabib yaptım. Yardımcılarını asaleten atadım. General Secrateriat atamasını ne zaman yaptım bilemiyorum. Çarpık bacaklı, parule oğlan'ı vekaleten o makama atamışım. Onu oraya, bunu beriye, şunu nereye atayalım derken heyecandan isimler, lakablar karışmış. Amaaan olsun. Ben bu işi çok sevdim. Kendime henüz bir yer beğenemedim.

Onu oraya, bunu buraya gönderirkene bir sürü gelip giden oluyor haliyle. Bu arada bizim Timur-lenk Alp beğ yanında biriyle geldi, pürtelaş, bir heyecan. Çeketinin kollarını çekiştirip durarak dedi ki:
- "Arkadaşımız pek bilgili, pek marif etli, pek meharetlidir. Her işten anlar, her şeyi bilir! Bilmediklerini bilir gibi davranabilir. Kendisini değerlendirilelim!"
- Yahu pek merakta bırakdın bizi Timur-lenk dedim. Göstersin bakalım marif etini?

Amman bir takdim hazırlamış azizim görsen bayılır idin. Ben bayıldım! Meğer adamcayız tek başısına, koskoca idare-i maslahat, işte budur iktisat mektebinin tanıtım sahifelerini TEK BAŞINA hal etmiş. Etmiş! Bununla da kalmamış. Sahifeleri -inanmayacaksın- tam dört dilde yayınlamış:
1-Bizimkisi 2- Anglo Sakson 3- Frankofan 4- Germanik
Muhteşem. Muhteşem!

Amman evladım oy, zemzem oy!
Dedim ki: Adın nedir senin?
Dedi: Vahvah Cicim.
Dedim: Sana bir makam gerek!
Dedi : Gerektir!
Dedim: Biraz bekle!
Dedi: Eriktir.
Dedim: Bir resmin var mı?
Dedi ki: Yenisi yoh yoh!


İşte böylece bu marif etli arkadaşımızı da mektebimize kazandırdım. Bu resmini vatani görevini ifa ettiği vakit çektirmiş. Yoksa, sırça saçlı, kara yağız bir oğlan. Adını duyarsan şaşma hani:
Vahvah Cicim


Günlükte adı geçen kişi ve olaylar tamamen hayal ürünü olup, gerçek kişi ve kurumlarla benzerliği sadece tesadüften ibarettir.

1 yorum:

  1. Selime Yeşilışık Hanımefendi4 Ağustos 2009 09:00

    Hava 48 derece. Kendimi nasıl serinleteceğimi şaşırdım. At kendini serin sulara dedim. Attım . Attım. Amma velakin Mirim sizin satırlarınız kadar serinletici değil idi. Sağolun ve devam edin...

    YanıtlaSil