10 Ağustos 2009 Pazartesi

Jurnal Rapörtajı -2

Geçtiğimiz yıl "Herkesin de-dektörü olacağım!" demiştiniz. Herkesin de-dektörü olabildiniz mi?

Bu sorunuza çok teşekkür ediyorum. Evet, öyle demiştim. Herkesin Mamet'i olacağım, de-dektörü olacağım.

Bakınız, kırmızı lahana veyahut da mor menekşe isimli  bir münafık gurub var. Aslında aralarında çok saygılı insanlar da var. Neyse. Bu gurup bizim yaptıklarımızı tenkit ediyormuş. Aslında, pek bir şey de yapmıyoruz. Bunlar da bu sefer yapmadıklarımızı tenkid ediyorlar. Yani bu kaddar muhalifler.
Şimdi bu guruba habbire e-name gönderip, muhtelif şıklı sorular istinkak eden bir arkadaşımzı var Erkan-ı Kelebek beg.

Bu zat-ı muhterem dahi, geçtiğimiz yıl tertib edilen intihabatta benim ENBİRİNCİ geldiğim hususunu teslim etmiş efendim. Kendisi bu hususda inkişaf ederek, neden ENBİRİNCİ olmam gerektiğini CEBREN ispad eylemiş. Muhteşem!

Bendee ne yaptım? Erkan-ı Kel-ebek begin bu muhteşem keşfini Ulemaya bildirdim! Üstelik kendisine ödül verilmesini teklif ettim. Neden? Sorun bakalım neden? Çünküüü ben de-dektörüm.


Bu PI sayısının keşfi müthişbir şey! Benim çocukluğumda, çember çevirmeyi bildiğimiz halde çevresini bir türlü bilemezdik. Sonra okulda çember çevresinin PIR olduğunu öğrettiler. Bu sefer de, çemberin kutsal olduğunu, Pir olduğunu bilmeden çocuk aklımızla çevirdik deyu kabuslar içinde kaldık.

O zamanlar, imtihanlarda çemberin çevresi sorulurdu. Bilmem hala soruyorlar mı? Belki de artık bulmuşlardır çevreyi. Neyse, imtihanda çember çevresi sorulduğu vakit, benim aklımdaki her şey pıııırrr uçup giderdi. Bu yüzden her yaz hem hocaya kur'an kursuna, hem de bütünleme imtihanlarına gitmek zorunda kaldım...

Erkan-ı Kel'ebek begin bu keşfi, yeni nesillerimizi bütünleme imtihanlarından kurtaracak, ve dahi yaz aylarındaki değerli zamanlarının tümünü kur'an kurslarına ayırabilmelerine imkan verecek muhteşem bir keşif. Ulemanın da bu keşfi ödüllendirmesini bekliyorum. Tabii ki, ödül de-dektör olduğum çün bana verilecektir. Çil çil akçeler!

Dâr-üş Şifâ bölümünü ihmal ettiğinize ilişkin iddialar var?

Var, yok, doğrudur veyahut değildir. Şimdilik oralarla pek ilgilenmiyorum. Biliyorsunuz daha mühim vazifelerimiz var. Bir mekteble çıktık yola, iki mekteble devam edeceğiz Alîm-allah!

Şimdilik tepelik mevkilerdeki mekteblerle ilgileniyoruz. Orada üzerine oturacak uygun bir tepe arıyoruz. Bulursak inşallah, Punto'daki bu mekana ek olarak bir de oraya muhteşem bir Başmuallimlik binası oturtacağız. Şöyle sütunlu mütunlu hoş bir bina olsun istiyorum. Eee, ilk dönem için bu kadar proce yeter de artar bile. İkinci dönemde buluruz başka tepeler. Üçüncüye Allah kerim!

Yani iddiaları kabul ediyorsunuz?

Hâşâ. Hiç olur mu öyle şey? Biz bir kere ilk göreve geldiğimizde Dâr-üş Şifâ'nın bütün yönetimini değiştirdik. Bütün iş akışlarını da değiştirdik. Yepisyeni oldu.



Biter mi hiç? İkinci babın nihayeti!

Günlükte adı geçen kişi ve olaylar tamamen hayal ürünü olup, gerçek kişi ve kurumlarla benzerliği sadece tesadüften ibarettir.

1 yorum:

  1. Başmuallimlik binası çok güzel biri fikir. Ama kafi değil. Bence kentin her bir köşesine yeni başmuallimlik binaları yapmak icab eder. Yeter ki mektebi, iki, üç, dört ve dahi altı parçaya bölmeye muvaffak olalım. (Beş parçayı neden atladım ben de bilmiyorum. Aritmetiğim biraz zayıftır kusuruma bakmayın) Icab eder ki mektebden doğan her mektebe yeni bir dedektör tayin edilsin. Belki de mektebi 182 parçaya bölmeli ki bütün tümleşik ahbaplarımıza bir dedektörlük verelim. Ama bahse mevzu olan mekteblerin bir de en baş muallimi olmalı. O kişi de şüphesiz Mamet Hüzün olmalı. Unvan olarak da en muhterem en baş muallim-i azam-i Ali kullanılmalı. Tamamen şahsi fikrim. Kimse beni yalakalıkla suçlamasın. Hatta, Dar-ül elhan bilem bir kaç parçaya bölünmeli. Musiki bölümü bir mektep(tabii ki adı da "Tasavvuf Musikisi Mektebi olmalı), muganni ve muganniye yetiştiren bölüm başka bir mektep, bir de rakkase ve zenne bölümü var. Orası da hatırlanmalı. Hakketten, Rakkase ve Zenne bölümü binası ne oldu?

    YanıtlaSil