Bir kaç hefte evvel bir beddüş gördüm çün, fikriyatını sormak hasebiyle yazmış olduğum nameyi hatırlarsın.
Hefte: Yedi günlük müddet olan hafta
http://mametgunluk.blogspot.com/2009/12/bed-dus-gordum-hayrola.html
Başmuallim olmak zor zenaat. Ben böyle karabasanlar içine düşmüş iken, tebaam halîme anlayış gösterip, beni seveceğine, bağırına basacağına, hali pür melalim hakkında ardımdan konuşuyormuş.
Garibin hali, bilinmez gari.
Neyse hali'm, çıksın falim.
deyip bir fal açtırdım geçen gün. Fala bakan da bizim Karabaar beglen, Mahdum-u Satırcı (Tabibbaşı olan).
Hali : Tenhâ. Boş. Sahipsiz. Issız. İçinde bir şey olmama.
Halî : 1- Hâl ile, vaziyet ile. 2-Gamsız, kedersiz, gailesiz, dertsiz. 3- Evlenmemiş erkek, bekâr adam.
Hali' : 1-Boşanmış erkek, zevcesini terketmiş adam. 2- İtaatsız, isyan eden, utanmaz, kayıtsız, hayasız. 3- Kovulmuş. 4- Soyulmuş.
Falımda (hayırlara vesile olur inşallah) farz-ı muhal, Tababet mektebinde intihabat yapacak olur isek, intihabat neticesinde Tababet mektebi başmuallimliğini kazanmamızın gayr-ı kabil ve dahi gayr-ı mümkin olduğu zâhir oldu. Bir de benim yüregim kabarmış zâhir oldu.Farz-ı Muhal : Olması imkânsız olup, var gibi kabul edilen. Olmayacak şeyi, olmuş gibi düşünmek.
Gayr-ı Kabil: Mümkün ve kabil değil, imkânsız. Mümkün olmayan, olamaz.
Gayr-ı Mümkin: Mümkün olmayan, imkânsız. Gayr-ı Kabil: Mümkün ve kabil değil, imkânsız. Mümkün olmayan, olamaz.
Yahu dedim. Mektebe başmuaalim oldum. Bir de tababet mektebine muallimlik çıksa olmaz mı? Hey yüce rabbim, şu fala uygun bir işaret koysan olmaz mıydı? Epey uzun uzun baktık. Karabaar beg bilemezse deyu Satırcı baktı. Onunla da iktifa etmedik. Bahçeden bir falcı kadın bulduk getirdik. Uzun uzun baktı, neleri bildi inanamadık. Lâkin o da falda Tababet mektebi başmuallimliğini göremedi. Hep birlikte hayıflandık halimize. Hüzünlendik! Benim hüzzam şarkımı söyledik.
Neydelan içinde geçti geceler,
İmlayı yitirdi benim heceler.
Sarışın-ı afik rolü benimdi,Ab-endam hatunlar bu rolü sevdi.
...
Afik: Çok aptal.
Şu hüzünlü şarkımla dahi eglenip, yahu adam sarışın değil, düpedüz ermed. Mektebin heryerine astırdığı resimlerde saçında beyaz dışı renk kalmamış neredeyse deyu, kîl u kâl eylemişler.
Ermed: kül rengi, gri. Boz renkli nesne.
Kîl U Kal: Dedikodu.
Eee, kocadık biz de biraz tabii. Amma el insaf yahu. Hep de böyle değildik ya! Gençlik günlerimizde gerçek sarışındık elbet.
Günlükte adı geçen kişi ve olaylar tamamen hayal ürünü olup, gerçek kişi ve kurumlarla benzerliği sadece tesadüften ibarettir.





Sayın Hüzüne saçları için "İgora N1 Lacivert Siyah" ya da "Kolleston'un" yine aynı tonunu öneriyorum. Yakışır Başmuallimime.
YanıtlaSilÜmmühan barik Bin