Tababet mektebinde gün geçmiyor ki, bir vakıa cereyan etmesin. Ya mektebde veyahutta Darüş-şifa'da muhakkak ki bir havadis teşkil edecek bir vakıa vuku buluyor. Değil ki yazmaya, peşinden koşmaya yetişemez oldum.
En son biliyorsun Mahdum-u Satırcıyı (The big brother olan) Müsta'fi addettik.Meğer ki seveni ne çokmuş azizim. Vallahi ben tahayyül dahi edemez idim. Darüş-şifa personeli ardından ağıtlar yaktı, gözyaşları döktü. Allah seni inandırsın, bahçedeki senânir ile kelb dahi (kediler, köpekler) üzüüük üzük üzülmüşler.
Müsta'fi: 1- Bir işten isteği ile çekilen, istifa eden. 2- Suçunun bağışlanıp afvedilmesini isteyen
Evveliyatta tekamül etmiş bir idareci vasfımla, halef ilen selefi ilan ederek işe başladım. Tabib başı olacak muhterem kişiyi kafa kafaya verip, hep birlikte tayin ettik. Sonunda ikinci Mekteb tarihine "Mahdum-u Satırcı biraderlerin muhtelif maceraları" babında henüz icad edilmedik harflerle yazılacak sayfaların bir yenisini açtık. Dikiş Tutmaz, Artık Safi Öfkeyiz Genal dostlarımızın yanıbaşında müstesna bir bölüme de Cilalı İbo'nun resmi çün yer açtık.
Bu arada Tüüyalama Conta hanım tutturmaz mı, "madem ki ben vekilim, tabibbaşı da vekil olsun. Olsun ki uyuntuluk içinde çalışabilelim!" deyu. Hoppalaaa...
Bilirsin ben bu konularda pek iyi bir idareciyimdir. Tamam dedim. Sizi mi kıracağız. Hekimbaşı vekillerinin müddetlerini bir ay uzatıveririz, Sazan mevsimini de vekaleten başlatırız dedim. İşler yoluna girecek artık, başladı vekil-azan mevsimi...
İndii bir tarafta üzülenler var. Başta ben tabii...
Bunca yıllık arkadaşım...
Komşum...
De-dektörlüğümü eviminz bahçesindeki çalı dibinde bekleyen...
Beni ilk tebrik eden...
Hasta olup Quarantina'ya giden (Quarantina - 2)...
Çapkınım, hovardayım 24 ayardayım
Ashab-ı Şimaldenim, demokratım, liboşum
İhhale yasaklısıyım, trilyonlar yutmuşum
Sevgili İboşum...
Nasıl kıydılar sana... Taaccüb ettim! Ediyorum, edeceğim!..
Bir tarafta "ne oluyor yahu?" deyu merak edenler.
Bizim İboş aaa kıllı adam. Matbuata beyanat verirken "Çok Yoruldum!" demiş.
Tabibbasi Mahdum-u Satirci da istifra ettiii
Cigerim benim! Karaciğer nakillerine daha çok vakit ayıracakmış!.. Taaccüb ettim!
Eee, Yıllar sürecek ihhale yasağı getirdiler. Muhakemem başlıyor. Hakkımdaki şikayetler boyumu aştı! diyecek hali yok herhalde!..
Bir tarafta da "acep benim koltuk gider mi?" deyu telaşa düşenler bulunmakta.
Vallahi ben Kazan'ı vekil olarak tayin ettim.
Vekillerin müddetini bir kamer uzattım.
Kızan'dan memnun kalır isek,
İhhaleler istediğimiz gibi neticelenirse,
İmzalarını güzel güzel atar ise,
Bazı değişikliklere gidebilir. Bazı vekiller, mabadlarını yerleştirdikleri makamlardan olabilir!...
ve tabii ki bir tarafta ise "amman bana bir mevki çıkar mı?" deyu bekleşenler bulunmakta.
İmdi bu arkadaşlar biraz daha bekleyecek.
Önce, Tababet mektebi tayini olacak.
Ben üç adayı gönderdim.
Sıralamayı bozmadım.
Bu tayin gerçekleşecek ki, kimi nereye yerleştireceğiz ortaya çıkacak.
Değerli Daniş-mendimiz, her duaya amin diyen Contamıza münhal bir kadro helbet ayarlanacaktır. Rahat olunuz.
Listeyi Yüce Mekteb Kuruluna gönderirken kimseyi işaret etmedim deyu yemin etsem çarpılmam ki!...
Sadece kulaklarına fısıldayıp şunları söyledim:
Mektebi arş-ı âlâya çıkarmaya niyetli birinciyi istemem. Niyeti kıyafetinden belli.
Arş-ı âlâ: Göğün en yüksek tabakası.
Üçüncü olursa beni yer. Ha-Gayrettepeliler iyice güçlenir.
En-birinci olanı (Potoşop yaptırtdık. Dublör kullandık) tayin ederseniz, ooh ne âlâ, Koala...
Wallaaa!..
Günlükte adı geçen kişi ve olaylar tamamen hayal ürünü olup, gerçek kişi ve kurumlarla benzerliği sadece tesadüften ibarettir.








Hiç yorum yok:
Yorum Gönder