29 Temmuz 2010 Perşembe

Hazan günleri başladı

Pek muhterem Turgut biraderim,

Mukaddem namelerinde haklı olarak sitem ediyor, neden daha seyrek yazdığımı soruyorsun. Malum, De-dektörlüğümün sene-i devriyyesi hasebiyle muhtelif media grublarından geldiler. Mektebi henüz bir sene olmuşken nereden nereye zerv ettiğimizi görmek istiyorlar tabii. Yapılanlar fazalât olduğundan deyu, kısa mehabbetlerle geçiştirilemedi. İnan olsun, günler boyu neşredilen rapörtajlar verdim.
Mukaddem :1- Zaman ve mekân cihetiyle daha evvel olan, 2- Değerli, üstün.
Zerv: 1- Tutup götürmek. 2- Savurmak. 3- Kırıp götürmek.
Fazla: 1- Çok ziyâde, artık, artan. 2- İleri. 3-Gereksiz, lüzumsuz. 4-(C: Fazalât) Kazurat, pislik.

Koskoca bir Hazan evvel ayı böyle geçib gitti. Derken Hazan ayına vasıl olduk. Bilirsin Hazan ayı beni hep Hüzün'lendirir!.. Muhtemelen, mekteb-i i'dadî yıllarımı leyli ve meccâni olarak tahsil ettiğimden olacak, mekteblerin açılacak olması beni daima Hüzün'lere gark etmiştir.
mekteb-i i'dadî: Talebeyi yüksek mektebe hazırlayan tahsil devresi. Lise.
leyli ve meccâni: Parasız yatılı
Hatırlarsan mekteb-i i'dadî yıllarım muhtelif güçlükler içinde geçmiş idi. Muhterem pederim, masiraf olmasın diye saçlarımı kazıtıb göndermiş olduğundan muhtelif şakalara muhatab olmuş idim. Her ne kaddar yüzümde gülücükler olsa dahi, Hüzün'den içim kan ağlıyor idi. Filhakika, bu ilk günleri atlatıp Sâlise-i seneye vasıl olduğumda, acemiliğimi epeyce atlatmış idim.
Sâlis(e) : 1-Üçüncü. 2- Sâniyenin altmışta biri.

Hani bir deyiş vardır: "Karpuz yata yata büyür". Velhasıl, biz de mekteb-i i'dadî yıllarında yata yata büyüdük.

Muhterem pederim benim büyük adam olmamı arzu eder idi. Ben de, eşraftan gördüğüm muhterem bir büyüğüm gibi Kadı olmak ister idim. Veyahut muaalim olmak ister idim. Ama, fekat, lâkin derslerim pek güzel olmasına mukabil, daha önceleri bahsedmiş olduğum muhtelif muallimelerin ve dahi muallimlerin istihzâ etmeleri nedeniyle bu heveslerimden ırak kaldım azizim.
İstihza' : (İstihdâ') Alçak gönüllülük göstermek, kendisini aşağı tutmak.
istihza : 1- Alay etmek, birisi ile eğlenmek. 2-Birisini gülünç duruma düşürmek, maskara etmek.


Neymiş efendim, hiç bir şeyi hatırımda tutamıyormuşum! Kadı olursam sanık deyu, Müddei-yi Umumî veyahut da Muhamî'yi mahkum edermişim.

Peki bari muallim olayım!..

Hâşâ o da olmaz! İsim hafızan yok, yüz hafızan yok. Kısacası hafızan yok, a kuzum! Bu vazifeler için Nakisedâr, Ma'zeretmend ve dahi Rekik kalmaktasınız. Taaccüb ettim!
Müddei-yi Umumî: Savcı
Muhamî : Avukat
Nakisedâr: Eksiği bulunan. Kusuru olan. Kusurlu.
Ma'zeretmend: Özürlü, kusurlu. Mazeretli.
Rekik: 1- Dili tutuk, kusurlu, peltek. 2-Rey ve idraki zayıf olan. 3- Gayret ve namusu olmayan. 4- Zayıf, kuvvetsiz.

Nihayetinde, heves ettiğim bu mesleklere erişemedim. Lakin, şimdi cebren ENBAŞ MUAALİM oldum. Hemi de yüksek mektebde.
Bir diğer cenahtan da, Kadı olamamanın acısını çıkartıyorum.
Muhalifim olana, canımızı sıkana, bize yan bakana açıyoruz bir soruşturma! Muavinlerden birini Müddei-yi Umumî tayin eyliyorum. EN BAŞ KADI ben oluyorum. Oooh, ver cezayı, ver sopayı!
Hani mektebde haşarı talebeler "Önümüze gelene bir tekmeee!" deyu bağırarak gelir, hep de beni tekmeler idi ya. Hıncımı alıyorum!

Günlükte adı geçen kişi ve olaylar tamamen hayal ürünü olup, gerçek kişi ve kurumlarla benzerliği sadece tesadüften ibarettir.

HABIS çöktü!

Muhterem biraderim,

Sana keyifli haberler vereyim derken, mektubların arası açılmış. Filhakika, Hendese mektebinin mubarek Mekanizma şubesinin TEMEL atma töreninin hazırlıkları ile ziyadesiyle meşgul idim. Mektebin her köşesine duyurulsun deyu,
de-dektörlüğü seferber edip,
tüm katib ve dahi katibelerin davetiye yazma işiyle meşgul olmalarını emrettiğimden, vallahi inan olsun azizim, şahsi mektublarımı yazacak birini dahi bulamadım. Nihayetinde, SKAK kardeşim gel bari bir işe yara deyu mektubu Hüso'ya yazdırdım. Yazısı okunaklıdır inşallah, amin!



Mektebin TEMEL atma töreninde fevkalade şahane bir nutuk attım. Dedim ki,
TEMEL atma töreni yapmasak da bu işler helbette yürür. Lakin bu törenler, bizi bir araya getirerek sohbet etmemize vesile oluyor. Sohbet deyip geçmeyin, ben sigara odasındaki sohbetlerde neler neler öğrendim. Tababet mektebimizde Dekan yerine Vekil müdür atanması işlerini bu sohbetlerle hallettim. Bu tür törenler ve sohbetlerle ilgiyi Tıknaztepe'ye çekmek iyi oluyor. Böylece, Tababet mektebinde yaşanan rezillikler unutuluyor.
Bu vesile ile törensiz, mörensiz ilk attığımız TEMEL'i anmak isterim. Lütfen sigara odası bölümünden kimseye bahsetmeyin. Yüce Başbaşım sigaraya başladığımı duymasın!.. Taaccüb ve hicab eder!..



İlk Temel neden atıldı? TIKLA - ÖĞREN

Bu arada sana anlatmak istediğim yeni hikayeler var ama, malum YAYIN YASAĞI koyuldu. Bu nedenle, anlatamam mükün değil. Şu kadarını söyleyeyim, bizim mektebin muharrirleri mesai saatlerine riayet etmiyor azizim!.. Taaccüb ettim!..
Bu nedenle, bu saatlerde nasıl olsa etrafta kimseler yoktur deyu, şahsi aracımla gittiğim bir randevuda az kalsın pek müşgül bir vaziyette görüntülenecek idim. Zor kaçtım vallahi!


Tababet mektebinde artık pek uyumluluk içinde çalışır olduk. Semeresini tez zamanda alacağız inşallah!..



Aha!.. Çok taze bir haber geldi. HABIS çöktü dediler!... O ne dedim? Darüş şifa bişey sistemiymiş? Ne oldu, nasıl oldu dedim. Sormayın efendim dediler. Birden oldu!..


Kurmaylarımla oturduk (Hep bu cümleyi kurmak istemiştim). Aslında Karabaar, Maralcan, Lenk-timur kafa kafaya verdik, dedik ki her zaman ki taktiği kullanalım.

TEMEL atamıyorsak, çamur atalım!

HABIS'i bombamışlar diyelim, sarih olarak birilerini, gizliden gizliye öbürlerini işaret edelim. Millet nereye bakacağını şaşırsın. Mekteb bize kalsın!..


Günlükte adı geçen kişi ve olaylar tamamen hayal ürünü olup, gerçek kişi ve kurumlarla benzerliği sadece tesadüften ibarettir.

22 Temmuz 2010 Perşembe

En Hakiki Pi Gününü Bulduk!

Değerli okurlar...

Bilindiği gibi Pi Günü, her yıl 14 Mart'ta kutlanmaktadır.
Matematik sabiti pi sayısı adına bu günün seçilmesinin sebebi hikmeti, Amerikan tarzı tarih formatında bu günün 3.14 olarak geçmesidir.


Filhakika, PI sabiti 3.14 değildir. Bir türlü nihayete eremeyen bu sayıyı tanımlayacak en güzel gösterim ise 22/7'dir.

Yani, bizim takvim sistemimiz PI değerini daha iyi tanımlamaktadır. Buna göre gerçek PI günü 22 TEMMUZ olmalıdır!..

Mamedin giderek kendine benzettiği, gizlice hamile kalıp da yeni bir mekteb doğurmasın diye dua ettiğimiz mektebimizin kuruluşu 20 Temmuz, Mamedin De-dektör olduğu tarih 8 Agustos'tur.

Şimdi, 20 ile 8'i toplayın. Kaç etti 28!
28 sayısındaki 8'den 2'yi çıkarın: 6
28'den 6 çıkarın : 22
Mektebin kuruluş tarihi olan Temmuz ayı kaçıncı ay: 7
Demek ki neymiş? Gerçek PI günü 22 Temmuz imiş!

Çalsın sazlar!



Günlükte adı geçen kişi ve olaylar tamamen hayal ürünü olup, gerçek kişi ve kurumlarla benzerliği sadece tesadüften ibarettir.

9 Temmuz 2010 Cuma

Tababet Mektebini tamamen ele alıyoruz!

Muhterem biraderim,


Mektubunda "sesin soluğun kesildi, haber gelmez oldu diyorsun".


Haklısın fekak, bu aralar mahkemelere, matbuata durmadan istida yazıyorum.






Nihai zevcem gizlice hamile olmuş, bundan mütevellit boşanmak istiyorum istidaları yazmak,


















Matbuata


"Bu hususta çocuklar gibi pir-ü pak ve dahi masumum.
Medeni kanun çerçevesinde, gayrı medeni biçimde boşanıyorum ne var yani?"

diye serzenişte bulunmak üzere mektublar kaleme almak,





Boşanma,
miras kaçırma,
yalan beyanda bulunma,
 aynı koridorda görev yaptığı tecavüz HÜKÜMLÜSÜ arkadaşını apar topar en üst mertebeye yükseltme
gibi hususlar kişisel meseleler.

Basın bunları yazmasın deyu mahkeme kararları çıkarmak üzere uğraşmak,







YMK (Yüce Mekteb Kurulu) Tababet mektebi intihabatında  en çok oy alanı zinhar tayin etmesin diye, fırsat buldukça hükümet kapısına gidip, ricacı olmak,















 Çok vaktimi aldı vallahi - billahi - tallahi!..








Nihayetinde Tüü-yalama-Conta hanım assaletehen tayin edilmiş!..




Filhakika, bizim yerinde durmaz, muhalif - münafıklar Yücce Mektebimizin bu kararına da kazan kaldırmışlar.


Atama Kerizi (TIKLAYINIZ)


Aaa, taaccüb ettim!..




Bir nümayiş tertib edip, ALIŞMAYACAĞIZ demişler.

Matbuattan bir zat-ı muhtereme sitayiş dolu mektubumda yazmış idim. Yazdığımı pek beğendim. Bir daha yazasım var. Dedim ki,
"Siz benim tayin edilme biçimimi kritik edebilirsiniz. Bunu saygıyla karşılarım. Lakin, atanma biçimimin kanuna aykırı olmadığı açıktır."


Münafık muhaliflerim diyesiymiş ki,
De-dektör Mamet demek istiyor ki, "Gayrı kanuni olmadıktan sonra, gayri-ahlaki davranmışsam ne olmuş!"

Ne var yani, işte Tüü-yalama-Conta'da aynı biçimde tayin edildi!.. YMK tamamen özgür iradeleriyle rey verip de, en çok rey alanları listelerden atıyor. Gayrı kanuni bir durum var mı? YOK!..

Hep birlikte sistemi rezil edip, sistemden şikayet ederek, istediğimizi elde edeceğiz.
En nihayetinde, tayin sistemini istediğimiz gibi değiştireceğiz. Yeter ki, şu muhalif sesleri bir susturalım!..

Baksanıza, böyle başarılı bir tayin gerçekleştirdik, hâlâ konuşuyorlar Bizim içimize sinmedi! Alışamadık, alışmayacağız! (TIKLAYIN)



Karar verdim, tebaamla toplantılar yapacağım. Onlara Darüş-şifanın, mektebin durumunu anlatacağım. Nassıl, dem-mo-krat, uyumluluk içinde çalıştığımızı, eğitimde neler yapacağımızı anlatacağım.

Bu gemiyi birlikte yüzdüreceğiz arkadaşlar!



Günlükte adı geçen kişi ve olaylar tamamen hayal ürünü olup, gerçek kişi ve kurumlarla benzerliği sadece tesadüften ibarettir.